Manifesto

moddworks manifesto

Burada öne sürdüğümüz fikirler MODD / Works ekibinin küresel gerçekleri önlerine koyup, kendi perspektiflerinden tekrar bir araya getirmesinden oluşmuştur.


Giriş;
Neden Tasarım ?

Tasarım toplum üzerinde çok güçlü bir etkiye sahip olan çok önemli bir süreçtir. Düşünme şeklimizi değiştirebilir ve mutluluğumuzu etkileyebilir. Tasarım hayatlarımızda sürekli olarak etkileşir, hem sorunları çözer hem de arzu yaratır. Tasarım etrafımızdaki her yerdedir ve en belirgin şekillerde hayatlarımızı etkiler.

Tasarım bir şirket ve bir tüketici arasında sağlam ve güvenilir bir dostluk oluşturabilen bir köprü gibidir ( reklamın marka tanınırlığı yaratmak için kuşku uyandıran bir çabaya dönüştüğü bir zamanda önemli ) Tasarım sıklıkla her günkü hayatımıza işlev getirmeyle ilgili olsa da, aynı zamanda arzu yaratmayla da ilgilidir.

Aynı zamanda bir şirket perspektifinden “ bir stratejiyi hayalinde canlandırmak” olarak da tanımlanabilir. Günümüzde birçok şirket rakiplerinin ürünlerinin aynı teknolojiye, fiyata, performansa ve işlevlere sahip olduğunu bilmektedir. Başarmak için, sizi rakiplerinizden ayıran rasyonel (ve maddi) değerlerin yanısıra duygusal değerleri de iletmek zorundasınız. Ve Tasarım size bu imkanı sağlayacaktır. Hepimiz biliyoruz ki bugünün medya uğultusunda sesinizi duyurmak zor, ve fazladan bir reklam kampanyası gürültünün üstesinden gelmeniz için en iyi çözüm değil.

Peki ya Duygusal Markalaşma ?

Sağlam sebeplerden dolayı tüm dünyada çevresel kirlilik konusunda pek çok konuşma var. Fakat bunun yanısıra günde 24 saat, haftada 7 gün devam eden bir başka kirlilik daha var. Tv ve radyoda, dergilerde ve caddelerde hiç bitmeyen reklam savaşının sebep olduğu zihinsel kirlilik. Nereye gitsek pazarlamacılar tarafından istenmeyen ticari mesajlarla bombardıman ediliyoruz. Artık markalı mesajlara inanmamamız ilginç değil. Bizi irrite ediyorlar ve onları inandırıcı bulmuyoruz. Bunun yerine arkadaşlarımızı dinliyoruz. Onlar kişisel marka deneyimleri konusunda bize gerçeği söyleyeceklerdir. Birçok insan neredeyse marka karşıtı hale geldi. Tüketicilerle görüşmek, onları kuşatmak ve etkileşmek ve kendi isteklerine göre markayı tecrübe etmeleri için yeni yöntemler bulmak şirketler için büyük bir sorun olacak ve gelecekte tüketicilerinizle ilişki kurmak ve onlara önemli marka deneyimlerini sunmak öncelikli olacağı kesin… Pazarlama; tüketici ihtiyaçlarını devreye alma, anlama ve ona gore ürün ve hizmet geliştirmeyle ilgili olacak. Tutku, arzu yaratma ve hayatlarını iyileştirme gibi…

Ve Şimdi Yeni Bir Dünya Düzeni Var

moddworks manifesto

Birkaç on yıldan beri, ürünler ve hizmetler hakkında konuşmak demode oldu. Pazarlamacılara gore reklam herşeyin büyük çözümüydü. Reklam kral olmuştu. Fakat artık değil. YouTube ,MySpace Facebookgibi sosyal medya’nın yeni mesaj taşıyıcı olarak komuta edeceği yeni bir dünya düzenimiz var. Biz bu noktada, teleskopik bakışımızı marka gönderiminin mutlak özüne, ürün ve hizmetlere çevirmeliyiz. Deyim yerindeyse bir markanın mutlak kalbi ya da DNA’sı. Bu en çok güvenilirliğin yattığı yer. Özü geliştirerek ve katkı yaparak, daima değişen bir dünyada rekabetçi üstünlüğe ulaşabilirsiniz.

Hala, birçok durumda öz, aldığımız herşeyi daha az yada daha fazla kuşatan, fakat dünyaya hiçbir katkısı olmayan her reklamla bulandırılıyor. O yalnızca en üstteki cila. Yalnızca ürünü pazarlamak için orada. Sadece bir portakalın kabuğu gibi. Soyduğunuz ve fırlatıp çöpe atarken içinin neye yaradığını bilmediğiniz birşey. Belki geleneksel reklama daha fazla para harcamaktansa, ürünleri tüketiciler için çekici hale getirmek için yaratıcı yöntemler keşfetmeliyiz. Biz böyle düşünüyoruz. Ya bir şirket, reklam ve iletişim bütçesinin bir kısmını (ya da çoğunu) alsa ve bunun yerine tasarım ve yenilik için kullansa ? Bu cazibeyi artırmak ve bir ürünü daha arzu edilebilir kılmak için yardımcı olacak mı? Onu daha özel ve gerekli yapabilecekler mi? Bize göre, elbette.

Reklam dünyayı değiştiremez fakat tasarım ve yenilik değiştirebilir!

Ve Tabiki, Geleneksel Reklamın Sonu

Günümüzde büyük şirketler geleneksel reklam kampanyaları için kullandıkları parayı ürünün kendisine yatırmak zorundalar. Bizim teorimiz, aşağıda belirtilen ÜKİ (Ürün Kanalıyla İletişim) stratejisi, tasarım ve yeniliğe yatırım vasıtasıyla bir ürünün DNA’sını geliştirmenin öneminin altını çiziyor. Bunun sonucu olarak ürün kendisi için konuşacak ve böylece önceden olduğu gibi geleneksel ÇÜ (Çizgi Üstü) reklamı kanalıyla iletişim kurmaya ihtiyaç olmayacak.

Ürün Kanalıyla İletişim (ÜKİ) zayıf ürünleri pahalı reklam yığınlarının arkasına saklamak yerine bütçenizi tasarım ve yenilik için kullanmanızla ilgili.

Ürünlerin çevrelerinde maliyetli bir iletişim yaratmaları yerine kendi kendilerine iletişim kurmalarına izin vermek ve markanın kimliğini haber veren aynı zamanda insanları çeken unsurları ekleyerek ürünleri kendi kendilerinin elçileri haline getirmekle ilgili.

O halde ürüne kendi başına iletişim kurduran nedir?

Biz ait olma duygusu yaratma ve deneyimleri sunmayla ilgisi olduğunu düşünüyoruz. Ürünlerin sorunları çözmelerine müsaade ederek, fayda sağlayın ve anlam uyandırın. Bunu duyusal uyarım sunarak ve bilişsel serüvenler sağlayarak başarabileceklerdir. Tüketicinin düşündüklerine ve hissettiklerine karşı duyarlı olun. Cazibe yaratın ve ürünlerinizi gönüllü olarak arasınlar, bulsunlar ve kabul etsinler. Biz diyoruz ki- proaktif olun, fark yaratın ve durumun kontrolünü elinize alın. Ü ve A’yi atlayın ve doğrudan İ’ye, güvenilir öze gidin. Ürün Kanalıyla İletişimi (ÜKİ) deneyin, seveceksiniz.

Şimdi ve Sonrası İçin…

Eski dünyada, bilgi almak için okula giderdik, yasal ve diğer yetkili makamlara güvenirdik ve reklamı eğlence olarak tüketirdik. 30+ yaşında olan çoğu insan yalnızca reklamları görmek için herkesin sinemaya on dakika önce geldiği zamanı hatırlar. Şimdi ise tam tersi… Günümüzde bilgiyi hemen hemen her yerden alıyoruz. Reklam tek yönlü bir iletişim ve günümüzde tüketici etkileşim istiyor ve talep ediyor. Daha eleştirel, iyi bilgilenmiş hale geliyoruz ve kendi başımıza araştırmak ve bilgi bulmak istiyoruz. Referanslar konusunda çoğunlukla arkadaşlara veya küçük topluluklara/alt kültürlere soru sorma aşağı yukarı bir kural; elbette 3.sayfadaki bir reklama inanmıyoruz. Reklam endüstrisi uzun zamandır düşük-rafine üretti fakat materyale fazla ödedi, ve bu gelecekte mümkün olmayacak. Hepimiz biliyoruz ki bugünün medya uğultusunda sesinizi duyurmak zor, ve fazladan bir reklam kampanyası gürültünün üstesinden gelmeniz için en iyi çözüm değil. Sorguladığımız reklam olgusunun kendisi, ve dünlerin reklam kültürünü kanatları altında tutan tüm ( tüm diğer anlamlarda) akıllı iş adamları/iş kadınları…

Reklamın satışı artırmadığına dair birçok örnek var. O zaman neden hala yaratması gerekeni yaratmayan pahalı reklamlı bir “reklam manzaramız” var?